“Çocuğumun Geleceğini Çaldılar”

İncirliova Belediyesi’nde bina sorumlusu olarak çalışan 2 çocuk babası Gökhan Özdemir, geçen 29 Ağustos Cuma günü Cumhuriyet Mahallesi’nde kirada oturduğu evden Gerenkova Mahallesi’ndeki başka bir eve taşınmak için nakliye şirketiyle anlaştı. Sabah saatlerinde nakliye şirketi çalışanları evdeki eşyaları kamyona yükledi. Taşıma işlemi tamamlandıktan sonra Özdemir, sehpanın üzerinde duran 3,5 yaşındaki oğlu Rüzgar’a ait, içinde 10..

“Çocuğumun Geleceğini Çaldılar”
Tarih : Okunma : 321 views Yorum Yap

İncirliova Belediyesi’nde bina sorumlusu olarak çalışan 2 çocuk babası Gökhan Özdemir, geçen 29 Ağustos Cuma günü Cumhuriyet Mahallesi’nde kirada oturduğu evden Gerenkova Mahallesi’ndeki başka bir eve taşınmak için nakliye şirketiyle anlaştı. Sabah saatlerinde nakliye şirketi çalışanları evdeki eşyaları kamyona yükledi.

Taşıma işlemi tamamlandıktan sonra Özdemir, sehpanın üzerinde duran 3,5 yaşındaki oğlu Rüzgar’a ait, içinde 10 bin lira bulunan kumbaranın yerinde olmadığını fark etti. Özdemir, kumbaranın nakliye şirketi çalışanları tarafından çalındığını ileri sürüp, polise şikayetçi oldu. İddiaya göre şikayetin ardından çalışanlar, içerisinde bir miktar bozuk para bulunan benzer kumbarayı getirip Özdemir Ailesi’ne teslim etmek istedi. Ancak, Özdemir Ailesi, kendi kumbaraları olmadığını belirtip, almadı.

“Çocuğumun geleceğini çaldılar”

“Çocuğumun geleceğini çaldılar” diyen Gökhan Özdemir, haklarını yasal yollardan sonuna kadar arayacaklarını söyledi. Kumbaradaki parayı oğlu için 1,5 yıldır biriktirdiklerini anlatan Özdemir, şu şekilde açıklamada bulundu: “İçinde 10 bin lira vardı. Kumbara odada sehpanın üzerinde duruyordu. Ev taşınırken kendimiz götürecektik. Eşyalar kamyona yüklendikten sonra yukarı çıktığımızda kumbarayı bulamadık. Ev taşıma telaşı nedeniyle kumbarayı aramak o an aklımıza gelmedi. Yeni eve gelip eşyaları indirdiklerinde kumbaranın olmadığı aklımıza geldi. Nakliye şirketini arayıp, sorduğumda, ‘Bilgimiz yok. Kamyonda kalmış olabilir bakalım’ gibi cevaplar verdiler. Kendilerinden şikayetçi olacağımı söyleyince ise telaşa kapıldılar. Bizim kumbaraya benzeyen bir kumbara alıp, içine de bir miktar bozuk ara koyup bana getirdiler. Ancak, kunbaranın üzerindeki Hindistan’daki Tac Mahal’in ve Şanlıurfa’daki Balıklıgöl’ün resimleri var. Oysaki bizim kumbaranın üzerinde Kız Kulesi’nin resimi vardı. Madem bizim kumbarayı görmediler, kendileri ile bir ilgisi yok, o zaman nasıl benzerini getirdiler.”

Oğlu Rüzgar’ın “Kumbaranda biriken parayı ne yacaksın?” diye sorduğunda “Babama ev alacağım” cevabını verdiğini anlatan Özdemir, şöyle devam etti:

“Ben evimden, altın veya para çalındı demiyorum. Çocuğumun geleceği çalındı, diyorum. Bu insanlar bir çocuğun kumbarasına el uzatacak kadar vicdansızlar ise bir şey diyemiyorum. Tek isteğim, o kumbarının geri getirilmesi.”

Neden böyle bir şey yaptıklarını anlayamadılar

Nakliye şirketi yetkilisi Tahsin Yıldırım ise suçlamaları kabul etmeyerek, şu şekilde açıklamada bulundu: “Kumbara biz eşyaları taşırken diğer eşyaların arasına karışmış. Bizi arayıp, kumbaranın kayıp olduğunu söyledi. Biz de kamyona tekrar baktık. Kumbaranın kamyonda kaldığını farkettik. Nakliye işinde bu tür unutkanlıklar olabiliyor. Daha sonra kumbarayı kendilerine götürdük.

Ancak, kumbaranın aynı kumbara olmadığı söyleyip, kabul etmediler. Neden böyle bir şey yaptıklarını biz de anlayamadık. Kumbarada zorlama veya açılma söz konusu değil. Biz alın terimizle çalışıyoruz. Daha önce de bu arkadaşın evini yine ben taşıdım. Sıkıntı olmadı. Polise şikayette bulunmuş, biz de ifademizi verdik.” dedi. Burhan Ceyhan